I. GİRİŞ
Geçici hukuki koruma, henüz nihai hukuki koruma gerçekleşmeden, yargılamanın sonucunun tehlikeye girmesine engel olmak amacıyla başvurulan hukuki korumadır. Tahkim yargılaması her ne kadar klasik yargılamaya göre hızlı bir yargılama olsa da, uyuşmazlığın belirlenerek tahkime başvurulmasından nihai hakem heyeti kararının verilmesine kadar belirli bir zaman geçeceğinin kabulü gerekmektedir. Bu zaman içerisinde tahkimde haklı çıkma ihtimali olan tarafın uyuşmazlık konusu üzerindeki hakları tıpkı klasik yargılama usulünde olduğu gibi geçici hukuki koruma yöntemleri ile korunabilmektedir.
II. GEÇİCİ HUKUKİ KORUMA ÖNLEMLERİ NELERDİR?
- İhtiyati Tedbir : Geçici hukuki koruma önlemlerinden biri olan ihtiyati tedir müessesi ile, dava konusu olay üzerinde meydana gelebilecek değişiklikler sonucu yargılama neticesinde elde edilebilecek hükmün icrasının zorlaşabilme veya imkansız hale gelebilme ihtimaline karşı geçici önlemler alınır. Bunlar, delillerin korunması, malların muhafaza edilmesi ve 3. kişilere satılmasının önlenmesi, zaruri olması halinde malların satılarak bedelinin depo edilmesi gibi birtakım tedbirlerdir.
- İhtiyati Haciz : Bir para alacağının zamanında ödenmesinin garanti altına alınması amacıyla, borçlunun mallarına önceden, geçici olarak el konulması olarak ihtiyati haciz olarak tanımlanabilir. Borçlunun belirli bir yerleşim yerinin olmaması ve mal kaçırma tehlikesinin olması durumunda ihtiyati haciz kararı alınabilir.
Gerek ihtiyati tebdir kararı gerekse ihtiyati haciz kararı sayesinde yargılama sonucu haklı çıkacak tarafın hakları korunmuş olacağından söz konusu geçici hukuki koruma tedbirleri son derece önemlidir.
III. HAKEMLERİN GEÇİCİ HUKUKİ KORUMA KARARI VERME KONUSUNDA YETKİSİ
- 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu Uyarınca Hakem Heyetinin Yetkisi
4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun (“MTK”) 6. maddesi ile “Aksi kararlaştırılmadıkça, tahkim yargılaması sırasında hakem veya hakem kurulu, taraflardan birinin istemi üzerine, ihtiyati tedbire veya ihtiyati hacze karar verebilir.” şeklinde bir düzenleme getirilmiştir. Madde devamında ise; “Taraflardan biri, hakem veya hakem kurulunun verdiği ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz kararını yerine getirmezse; karşı taraf, ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz kararı verilmesi istemiyle yetkili mahkemenin yardımını isteyebilir.” denilmekle ihtiyati tedbir veya haciz kararına uymayan tarafın kararı yerine getirmesi için yetkili mahkemeye başvurma hakkı tanınmıştır.
Hakem veya hakem kurulu, ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz kararı vermeyi, uygun bir güvence verilmesine bağlı kılabilmektedir. Taraflar tahkim sözleşmesi ile aralarında hakem veya hakem kurulunun ihtiyati tedbir kararı veremeyeceğini kararlaştırabilirler. Bununla beraber, taraflar tahkim anlaşmasıyla geçici hukuki koruma tedbirlerine sadece mahkeme aracılığıyla başvurulabileceği hususunda anlaşmaya varabilirler.
- 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Uyarınca Tahkimlerde Hakem Heyetinin Yetkisi
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“HMK”) 414. maddesi “Aksi kararlaştırılmadıkça, tahkim yargılaması sırasında hakem veya hakem kurulu, taraflardan birinin talebi üzerine, bir ihtiyati tedbirin alınmasına veya delil tespitine karar verebilir. Hakem veya hakem kurulu, ihtiyati tedbir kararı vermeyi, uygun bir teminat verilmesine bağlı kılabilir.” Hükmüne haizdir. Söz konusu maddenin 2. fıkrası ile mahkemenin hakem veya hakem kurulunca verilen tedbir kararının, geçerli bir tahkim sözleşmesinin var olması kaydıyla taraflardan birinin talebi üzerine icra edilebilirliğine karar vereceği düzenlenmiştir.
HMK’nın 414. maddesinin 3. fıkrası “Hakem veya hakem kurulunun ya da taraflarca görevlendirilecek bir başka kişinin zamanında veya etkin olarak hareket edemeyecek olduğu hâllerde, taraflardan biri ihtiyati tedbir veya delil tespiti için mahkemeye başvurabilir. Bu hâller mevcut değil ise mahkemeye başvuru, sadece hakem veya hakem kurulundan alınacak izne veya tarafların bu konudaki yazılı sözleşmesine dayanılarak yapılır.” şeklinde bir düzenleme getirmiştir. Bu hüküm ile tarafların ihtiyati tedbir veya delil tespiti için mahkemeye başvurabilecekleri düzenlenmiş olup, bu hükümde belirtilen haller haricinde ihtiyati tedbir ve delil tespiti talebinde bulunulması hakem veya hakem kurulundan alınacak izne veya tarafların bu konudaki yazılı sözleşmesine bağlanmıştır.
IV. SONUÇ
Sonuç olarak, gerek yargılama ile istenen amaca ulaşılmasını kolaylaştırmak gerekse de davacının davayı kazanması halinde elde edebileceği hakları önceden güvence altına almak amacıyla hakem ya da mahkemelerin vermesi gereken bir takım geçici hukuki koruma tedbirlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu açıdan tahkim yargılamasında mahkemelerin geçici hukuki koruma tedbirlerine ilişkin yetkisi ve bu yetkinin sınırları meselesi önem arz etmektedir.Ülkemizde yasal düzenlemeler ile hakemlerin de, mahkemelerin de ihtiyati tedbirlere hükmedebilmesi kabul edilmiştir. Hakemlerin verdiği tedbir kararlarının yasal düzenlemeler uyarınca sınırlı etkiye sahip olması sebebiyle icra organlarının yetki alanına girecek tedbir kararlarının yalnızca mahkemelerden alınması mümkün olmaktadır.
Tahkim yargılaması sürecinde hak kayıplarına uğranışmasının önüne geçilmesi, sürecin doğru ve etkin şekilde yürütülebilmesi için alanında uzman ve ilgili ulusal ve uluslarası mevzuatlara hâkim deneyimli bir kadrodan profesyonel destek alınması önerilmektedir.













