• Anasayfa
Şengün & Partners Hukuk Yayınları
  • English
  • Deutsch
  • Français
  • Español
  • Italiano
  • Türkiye’de Yatırım Danışmanlığı
    • Şirket Kuruluşu
    • Risk, Uyum ve Regülasyon
    • ESG
    • Bilişim Teknoloji Danışmanlığı
    • Dijital Dönüşüm
  • Makaleler
    • Nedim Korhan Şengün’den
    • Girişimcilik Merkezi
    • Küresel Yeşil Merkezi
    • Risk, Uyum ve Regülasyon Merkezi
    • Tahkim Sulh ve Arabuluculuk Merkezi
    • Sermaye Piyasası ve Finans İşlemleri Merkezi
    • Sigorta Merkezi
    • Entelektüel Varlık Yönetimi Merkezi
    • Kişisel Veriler Merkezi
    • Rekabet Hukuku Uygulamaları Merkezi
    • Yatırım Danışma Merkezi
    • Uluslararası Ticaret Hukuku Merkezi
  • Duyurular
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Türkiye’de Yatırım Danışmanlığı
    • Şirket Kuruluşu
    • Risk, Uyum ve Regülasyon
    • ESG
    • Bilişim Teknoloji Danışmanlığı
    • Dijital Dönüşüm
  • Makaleler
    • Nedim Korhan Şengün’den
    • Girişimcilik Merkezi
    • Küresel Yeşil Merkezi
    • Risk, Uyum ve Regülasyon Merkezi
    • Tahkim Sulh ve Arabuluculuk Merkezi
    • Sermaye Piyasası ve Finans İşlemleri Merkezi
    • Sigorta Merkezi
    • Entelektüel Varlık Yönetimi Merkezi
    • Kişisel Veriler Merkezi
    • Rekabet Hukuku Uygulamaları Merkezi
    • Yatırım Danışma Merkezi
    • Uluslararası Ticaret Hukuku Merkezi
  • Duyurular
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Şengün & Partners Hukuk Yayınları
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Makaleler

Şirketler Açısından ESG Beyanlarının Çerçevesi Ve Uluslararası Yargılama Örnekleri

27 Aralık 2022
içinde Makaleler
Okuma Süresi: 6 dk okuma
A A
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş
  1. ESG Beyanlarının Kapsamı

Günümüzde, küresel etkileri çarpıcı bir şekilde gözlemlenen iklim krizi karşısında kurum ve kuruluşların geleneksel yönetim şekillerini dönüştürmeleri zorunlu hale gelmiştir. Zira, artan çevre bilinci ile bireyler de çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve yeşil dönüşümü destekleyen mal ve hizmetleri tercih eder duruma gelmiştir. Bununla birlikte, yatırım çerçevesinde de şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişime (“ESG”) ilişkin belirlediği kriterler, yatırımcılar açısından tercih edilme oranını etkilemektedir. Bilindiği üzere, finans ve banka kuruluşları yayınladıkları ESG beyanları ile kamuoyunu bilgilendirmekte ve yeşil dönüşüm kapsamında attıkları adımları paylaşmaktadır. Kamuoyu ile paylaşılan bilgilerin doğruluğu azami önem taşımakta olup aksi halde greenwashing (“yeşil aklama”) kapsamında kurum ve kuruluşların sorumluluğu doğma riski bulunmaktadır.

  1. ESG Beyanlarına İlişkin Uluslararası Yargılama Örnekleri

Uluslararası düzlemde faaliyet gösteren kurum ve kuruluşların ESG kapsamında paylaşacakları bilgilerin çerçevesi üzerine birtakım kriterler getirilmiştir. Dolayısıyla, iklim kriziyle mücadelede devletlerin söz konusu bilgilerin paylaşılmasını zorunlu tuttuğu ve kuruluşların da bu alanda harekete geçmesi gerektiği görülmektedir.

Ülkemizde Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yayınlanan Sürdürülebilirlik İlkeleri kapsamında halka açık şirketlerin gönüllülük esasına dayalı olarak belirtilen ilkelerle uyumlu hareket etmesi beklenmektedir. Uluslararası düzlemde daha geniş çerçevede düzenlemeler mevcut olup ülkemizde de bu alanda değişikliklerin yapılması öngörülmektedir. Bu çerçevede, Amerika Birleşik Devletleri’nde faaliyet gösteren Amerika Birleşik Devletleri Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (“SEC”) tarafından şirketlerin yanıltıcı ESG beyanları nedeniyle karşılaştıkları yargılama süreçleri ve yaptırımlar dikkat çekmektedir. Zira, SEC çatısı altında “İklim ve ESG Ekibi” Mart 2021 yılında kurulmuş olup yatırım danışmanlarının ve fonların ESG stratejileriyle ilgili açıklama ve uyum beyanlarını analiz amacıyla faaliyet göstermektedir.

  • Amerika Birleşik Devletleri’nde SEC tarafından Vale şirketine karşı açılan davada, şirketin sürdürülebilirlik raporlamalarında gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğu öne sürülmüştür[1]. Dava konusu, 2019 yılında gerçekleşen ve yüzlerce kişinin ölümüyle sonuçlanan baraj çöküşüne ilişkin olup maden şirketinin barajın çökmesine neden olan kötü koşulların farkında olmasına rağmen ESG raporlarında gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğuna yöneliktir. Neticede, şirket ihtiyati tedbir ve para cezası gibi yaptırımlarla karşılaşmış olup şirketin söz konusu olaydan sonra 4 milyar dolardan yüksek seviyede market değeri kaybettiği görülmüştür.
  • SEC tarafından yapılan soruşturma ile yönettiği belirli yatırım fonları için yatırım kararları alırken Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) hususlarıyla ilgili yanlış beyan ve ihmal iddiaları nedeniyle BNY Mellon Investment Adviser Inc. (“BNY”) şirketine ceza verilmesine karar verilmiştir.[2] Söz konusu cezaların düşürülmesi için BNY 1,5 milyon dolar idari para cezası ödemeyi kabul etmiştir. 2018 Temmuz ve 2021 Eylül aralığı kapsamında yapılan incelemede, gerçeğin aksine, BNY’nin fonlardaki tüm yatırımların ESG kalite incelemesinden geçtiğine yönelik imalar ve beyanlarda bulunulduğu anlaşılmıştır. Ancak, fonlarda yatırım yapıldığı dönemde söz konusu ESG incelemesine yönelik bir inceleme yapılmadığı görülmüştür. Neticede, BNY, SEC’in bulguları karşısında kabul ve/veya red yönünde görüş bildirmemekle birlikte söz konusu eylemleri durdurma, kınanma ve 1,5 milyon dolar idari para cezası ödeme yaptırımlarıyla karşı karşıya kalmıştır.
  • İtalya’da şirketler arasında yeşil aklama iddiasıyla ikame edilen dava sonucunda verilen karar, bu alanda ilk olması nedeniyle de önem arz etmektedir.[3] Bir şirketin rakibine karşı açtığı davada İtalyan Mahkemesi tarafından ihtiyati tedbir talebi onaylanmış olup davalı şirketin “belirsiz, yanlış ve doğrulanamayan yeşil iddialar” yapmaktan vazgeçmesine karar verilmiştir. Söz konusu dava, otomotiv sektöründe kullanılan bir mikro fiber ürünün üreticisi şirket Alcantara S.p.A. tarafından süet benzeri bir mikrofiber nitelikte ürün pazarlayan İtalyan rakiplerinden biri olan Miko S.r.l.’ye (“Miko”) karşı açılmıştır. Miko şirketi tarafından pazarlanan ürünler, kamuoyuna birçok yeşil özelliğe sahip olarak tanıtıldığı belirtilmekle birlikte yapılan yargılama süresince, Miko’nun “yeşil iddiaları” olarak öne çıkan; “geri dönüştürülmüş polyesterden yapılmış”, “çevre dostu”, “doğal seçim”, “çevre dostu mikrofiber”, “üretim döngüsü boyunca çevresel sürdürülebilirliği garanti eden ilk ve tek mikrofiber”, “ilk sürdürülebilir ve geri dönüştürülebilir mikrofiber”, “%100 geri dönüştürülebilir”, “Kullanım ömrünün sonunda %100 geri dönüştürülebilir”, “enerji tüketimi ve sera gazı emisyonlarının %80 azaltılması”, “polyester geri dönüşümü ile karbon ayak izinin azaltılması”, “zararlı maddelerin yokluğu”, “zararlı olmayan boyaların kullanımı” ve “nötr ve toksik olmayan boyaların kullanımı” gibi ifadelerin öne çıktığı görülmüştür. Mahkeme, bu ifadelerin belirsiz, genel, yanlış ve doğrulanamaz olduğuna ve derhal şirkete ait web sitesinden, sosyal medya platformundan, televizyon reklamından, dergilerden ve diğer tanıtım materyallerinden kaldırılması gerektiğine karar vermiştir. Ayrıca, Miko’ya Mahkeme’nin kararını internet sitesinde 60 gün süreyle yayınlaması yönünde hüküm kurulmuştur. Neticede, İtalya’da ilk kez mahkeme tarafından bir işletmenin rakiplerinden birinin talebi üzerine “yeşil taleplerde” bulunmayı durdurmasına karar verdiği görülmüştür.

Yukarıda belirtilen örneklerle de görüldüğü üzere, yanlış ifadeler ve/veya imalar içeren ESG beyanlarının şirket itibarını sarsıcı nitelikte etki yarattığı da açıktır. Dolayısıyla, şirketlerin yeşil dönüşüm kapsamında kısa dönemde karlılıklarını artırmak amacıyla doğru olmayan beyanlar ile tanıtım yapması ve bu doğrultuda beyanlar sunması neticede hem maddi yönde hem de tüketici tercihleri doğrultusunda itibarlarının zarar görmesi riski taşımaktadır.

  • Ayrıca, Mart 2022 tarihinde SEC tarafından yapılan öneriyle şirketlerin iklimle ilgili geniş kapsamlı bildirimde bulunması teklif edilmiştir. Komisyona periyodik rapor sunan şirketlerin, iklimle bağlantılı açıklamaları ciddi ölçüde genişletmesi ve belirginleştirmesi gerekecektir. Bu çerçevede, zorunlu olarak paylaşılması önerilen diğer bilgilerle birlikte; şirketlerin sera gazı emisyonlarını ölçmesi ve söz konusu bilgiyi kapsam 1 ve kapsam 2 çerçevesinde paylaşması, şirket tarafından benimsenen iklim geçiş planının ve iklim hedeflerinin paylaşılması, şirket yönetim kurulunun iklim kriziyle bağlantılı riskleri nasıl denetlediğine ilişkin bilgilerin paylaşılması beklenecektir. Neticede, bu alandaki uygulamaların kapsamın da genişletilerek yaygınlaştırıldığı görülmektedir.
  1. Sonuç

Kurum ve kuruluşların ESG kapsamında çevreye duyarlı uygulamaları sayesinde ileriye dönük olarak hem iklim kriziyle mücadeleye hem de şirket karlılıklarına katkı sağladıkları görülmektedir. Bağlantılı olarak yatırımcıların ve tüketicilerin de değişen alışkanlıkları sayesinde çevresel, sosyal ve yönetişime ilişkin kriterlere ayrıca önem verdiği ve bu açıdan kuruluşların da söz konusu beyanlar kapsamında sorumluluğu doğduğu görülmektedir.

Dolayısıyla, kurum ve kuruluşların gerçeğe aykırı beyanlarının kendi aleyhlerine çarpıcı sonuçlar yaratma riski de göz önünde bulundurulduğunda, bu hususa azami önem gösterilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, uluslararası alandaki düzenlemelerin takip edilmesi, ulusal mevzuata da olası yansımalar doğrultusunda önem arz etmekte olup, ilgili kurum ve kuruluşların bu alanda hazırlık yapmasına yönelik de yol gösterici nitelik taşımaktadır.

[1] SEC, Press Release, 2022-72  (https://www.sec.gov/news/press-release/2022-72 )

[2] SEC, Press Release, 2022-86 (https://www.sec.gov/news/press-release/2022-86 )

[3] Clifford Chance, 13.01.2022

(https://www.cliffordchance.com/insights/resources/blogs/business-and-human-rights-insights/2022/01/italys-first-greenwashing-case-between-corporates.html )

PaylaşTweetPaylaş
Önceki Gönderi

Yatırım Teşvik Uygulamaları ve Destek Unsurları

Sonraki Gönderi

EYT Nedir? EYT Kapsamındaki Düzenlemeler

İlgili Gönderiler

Sigorta Ettirenin Beyan Verme Yükümlülüğü: Türk Ticaret Kanunu Kapsamında  Hukuki Bir Değerlendirme

Sigorta Ettirenin Beyan Verme Yükümlülüğü: Türk Ticaret Kanunu Kapsamında Hukuki Bir Değerlendirme

1. Sigorta Sözleşmesi Sigorta sözleşmesi, sigortacının belirli bir prim karşılığında, bir rizikonun gerçekleşmesi durumunda tazminat ödeme borcu altına girdiği bir...

Otomotiv Sektörü

Entelektüel Sermayenin Otomotiv Sektörü Açısından Değerlendirilmesi

Entelektüel Sermaye Kavramı Entelektüel Sermaye, bir şirketin sahip olduğu bilgi, beceri ve tecrübe gibi değerleri içeren varlıkların toplamını ifade eder....

Vergi Usul Kanunu’na (“VUK”) İlişkin Tebliğlerde Değişiklik

1 - 01.2023 tarihli 32073 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:545) 4760 sayılı Özel Tüketim...

Entelektüel Sermayenin Rekabet Gücü ve İşletme Performansına Etkisi

Günümüz ekonomi ve bilgi toplumunda rekabet işletmeler açısından kaçınılmaz bir hale gelmiştir. İşletmeler rekabet dünyasında ayakta kalabilmek için bilgi ve...

Çoklu Tahkim Süreçlerinin Koordinasyonu: Paralel Davalar ve Çelişkili Kararlar

Çoklu Tahkim Süreçlerinin Koordinasyonu: Paralel Davalar ve Çelişkili Kararlar

Modern ticari ilişkilerin karmaşıklaşması ve uluslararası ticaretin artmasıyla birlikte, aynı uyuşmazlık konusunun farklı tahkim süreçlerinde ele alınması durumu sıklıkla karşımıza...

Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu Üyelerinin ve Yöneticilerin Hukuki Sorumluluğu

Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu Üyelerinin ve Yöneticilerin Hukuki Sorumluluğu

Anonim şirketlerde genel kurul haricinde bulunması zorunlu olan bir diğer organ olan ve şirketin yönetimi ile dışarıya karşı temsili görevlerine...

Sonraki Gönderi

EYT Nedir? EYT Kapsamındaki Düzenlemeler

Son Makaleler

Rekabet Hukuku İhlallerinde Özel Hukuk Tazminat Davaları ve Follow-on Süreçler: Türk Hukuku Açısından Bir Değerlendirme

Rekabet Hukuku İhlallerinde Özel Hukuk Tazminat Davaları ve Follow-on Süreçler: Türk Hukuku Açısından Bir Değerlendirme

Taşımacılık Sektöründe Limanlar, Lojistik Koridorlar ve Pazar Kapatma Stratejilerinin Rekabet Hukuku Açısından Analizi

Taşımacılık Sektöründe Limanlar, Lojistik Koridorlar ve Pazar Kapatma Stratejilerinin Rekabet Hukuku Açısından Analizi

Şirketlerin Siber Güvenlik Açıkları ve Yeni Nesil Dolandırıcılıklara Karşı Hukuki Yükümlülükleri

Şirketlerin Siber Güvenlik Açıkları ve Yeni Nesil Dolandırıcılıklara Karşı Hukuki Yükümlülükleri

Rekabet Hukukunda Yerinde İnceleme Yetkisinin Dönüşümü ve Savunma Hakkının Anayasal Sınırları

Rekabet Hukukunda Yerinde İnceleme Yetkisinin Dönüşümü ve Savunma Hakkının Anayasal Sınırları

Dijital Bankacılık ve Kişisel Verilerin Güvenliği

Dijital Bankacılık ve Kişisel Verilerin Güvenliği

The Rights of Consumers Against Contractors

Müteahhitlerle Olan Hukuki Süreçlerde Tüketicilerin Hakları

  • Anasayfa

© 2024 Şengün Partners

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Türkiye’de Yatırım Danışmanlığı
  • Makaleler
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Türkçe
    • English
    • Deutsch
    • Français
    • Türkçe
    • Español
    • Italiano

© 2024 Şengün Partners