• Anasayfa
Şengün & Partners Hukuk Yayınları
  • English
  • Deutsch
  • Français
  • Español
  • Italiano
  • Türkiye’de Yatırım Danışmanlığı
    • Şirket Kuruluşu
    • Risk, Uyum ve Regülasyon
    • ESG
    • Bilişim Teknoloji Danışmanlığı
    • Dijital Dönüşüm
  • Makaleler
    • Nedim Korhan Şengün’den
    • Girişimcilik Merkezi
    • Küresel Yeşil Merkezi
    • Risk, Uyum ve Regülasyon Merkezi
    • Tahkim Sulh ve Arabuluculuk Merkezi
    • Sermaye Piyasası ve Finans İşlemleri Merkezi
    • Sigorta Merkezi
    • Entelektüel Varlık Yönetimi Merkezi
    • Kişisel Veriler Merkezi
    • Rekabet Hukuku Uygulamaları Merkezi
    • Yatırım Danışma Merkezi
    • Uluslararası Ticaret Hukuku Merkezi
  • Duyurular
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Türkiye’de Yatırım Danışmanlığı
    • Şirket Kuruluşu
    • Risk, Uyum ve Regülasyon
    • ESG
    • Bilişim Teknoloji Danışmanlığı
    • Dijital Dönüşüm
  • Makaleler
    • Nedim Korhan Şengün’den
    • Girişimcilik Merkezi
    • Küresel Yeşil Merkezi
    • Risk, Uyum ve Regülasyon Merkezi
    • Tahkim Sulh ve Arabuluculuk Merkezi
    • Sermaye Piyasası ve Finans İşlemleri Merkezi
    • Sigorta Merkezi
    • Entelektüel Varlık Yönetimi Merkezi
    • Kişisel Veriler Merkezi
    • Rekabet Hukuku Uygulamaları Merkezi
    • Yatırım Danışma Merkezi
    • Uluslararası Ticaret Hukuku Merkezi
  • Duyurular
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Şengün & Partners Hukuk Yayınları
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Makaleler

Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması: “SKDM”/ “CBAM”

20 Mart 2026
içinde Makaleler
Okuma Süresi: 5 dk okuma
A A
Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması: “SKDM”/ “CBAM”
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, AB’deki üreticilerin karbon mevzuatları zayıf olan veya bu konuda hiçbir düzenlemesi olmayan ülkelere yönelmesinin önüne geçilmesi ve AB’deki üreticilerin haksız rekabetten koruması için “karbon kaçağı riski olan” ürünlerin AB pazarına ihraç edilirken içerdiği karbon yoğunluğuna göre vergilendirilmesini hedefleyen bir mekanizmadır. Komisyon tarafından AB dışı ithalatçıların bağlantılı olan karbon fiyatı havuzundan, ithal edecekleri ürünlerden kaynaklanan karbon emisyonlarını karşılayacak düzeyde karbon hakkı satın alması sureti ile regüle edilmiştir.

CBAM’ın temel yaklaşımı; belirli ürünlerin Avrupa Birliği’ne ithalatında, üretim sürecinde oluşan gömülü emisyonlar için, AB içi üretimde AB Emisyon Ticaret Sistemi (EU ETS) kapsamında oluşan karbon maliyetine eşdeğer bir karbon maliyeti yaratmaktır.

CBAM’in temel hukuki çerçevesi, Mayıs 2023’te resmen yürürlüğe giren Regulation (EU) 2023/956 sayılı Tüzük’tür. Bu düzenleme, AB’nin 1990 seviyelerine kıyasla 2030’a kadar net sera gazı emisyonlarını en az %55 azaltmayı hedefleyen “Fit for 55” paketinin temel taşlarından biridir. Tüzük, geçiş dönemini 1 Ekim 2023 – 31 Aralık 2025 olarak düzenlemiş; bu dönemde yükümlülüğü esasen raporlama ile sınırlamıştır. Kesin rejim 1 Ocak 2026 itibarıyla başlamış olup bu tarihten sonra, kural olarak yalnızca raporlama değil; yetkilendirme (authorized CBAM declarant statüsü), yıllık beyan, doğrulama ve sertifika yükümlülükleri kademeli bir takvimle devreye girmektedir.

CBAM, özellikle ithal edilen belirli ürünler bakımından, ürünün üretimi sırasında oluşan gömülü doğrudan ve dolaylı emisyonların beyan edilmesini ve (kesin dönemde) bu emisyonlara karşılık gelen karbon maliyetinin CBAM sertifikaları aracılığıyla karşılanmasını hedefler. AB Komisyonu’nun CBAM bilgilendirmesinde mekanizmanın amacı; ithalat karbon fiyatını AB içi üretimle eşitlemek ve AB iklim hedeflerinin ithalat yoluyla aşındırılmasını engellemek olarak çerçevelenmektedir.

CBAM kapsamı ilk aşamada; demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre, elektrik ve hidrojen gibi karbon yoğun ürünlerdir. Otomotiv sektörü bakımından kritik nokta şudur: Otomotiv tedarik zinciri, özellikle çelik ve alüminyum gibi CBAM kapsamındaki girdileri yoğun kullandığından, CBAM maliyeti ve veri gereksinimi, “doğrudan otomotiv ürünü CBAM kapsamına girmese bile” maliyet ve sözleşmesel veri talepleri yoluyla parça üreticilerine kadar yayılmaktadır. Bu nedenle CBAM, otomotivde “üründen ziyade girdi” üzerinden etkili olan bir sürdürülebilirlik/uyum başlığıdır.

Bu bağlamda geçiş dönemi sona ermesi ile yeni dönemde İthalatçılardan yalnızca ürünlerin içerdiği (gömülü) karbonu beyan etmeleri değil, aynı zamanda buna karşılık gelen sayıda CBAM sertifikası satın almaları ve teslim etmeleri de istenmektedir. AB ithalatçıları, “yetkilendirilmiş CBAM beyan sahibi (authorised CBAM declarant)” statüsünü edinmiş olmalıdır. (bu statü için başvurular 2025’te açılmıştır). 2026’dan itibaren ithalatçılar, ithal ettikleri ürünlerdeki gömülü sera gazlarına karşılık gelen sayıda CBAM sertifikası satın almak ve teslim etmek zorundadır. Bu sertifikaların fiyatı, AB ETS tahsisatlarının haftalık ortalama açık artırma fiyatına doğrudan bağlıdır; böylece ithal ürünler ile AB içinde üretilen ürünler aynı karbon fiyatına tabi olur. Ancak ithal ürünlerin üretildiği ülkede bir karbon fiyatı zaten ödenmişse, buna karşılık gelen tutar CBAM yükümlülüğünden düşülebilir.

AB, Türkiye’nin başlıca ithalat ve ihracat yaptığı bölgeler arasında olduğundan, bu yeni düzenlemelerin Türk şirketleri üzerinde etkisi görülmeye başlanmıştır. Bu etki iki yönlüdür:

CBAM sertifikası satın alma ihtiyacı, karbon yoğun malların AB’ye ihracat maliyetini artırmaktadır. Aynı zamanda Türk üreticiler ve AB’deki iş ortakları, artan uyum yükleriyle karşılaşmaktadır. CBAM’in mali etkisini azaltmaya yönelik en etkili araçlardan biri, ulusal düzeyde karbon fiyatlandırma mekanizmasının tesis edilmesidir. Bu bağlamda, Türkiye’nin iklim politikası çerçevesinde öngörülen ulusal Emisyon Ticaret Sistemi (ETS), ihracatçı sektörler açısından önemli bir uyum ve maliyet yönetimi imkânı sunabilecek niteliktedir. ETS’ye ilişkin çerçeve, İklim Kanunu kapsamında düzenlenmekte; kanun iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik kapsamlı bir hukuki altyapı öngörerek sera gazı emisyon azaltım hedefleri, uyum tedbirleri ve karbon fiyatlandırma araçlarının (ETS dâhil) hayata geçirilmesine yönelik temel esasları ortaya koymuştur.

Kanun, ETS’nin hukuki zemininin kurulmasını ve genel ilkelerin belirlenmesini sağlamakla birlikte; sistemin kapsamı, uygulama takvimi, tahsisat tahsisi, piyasa istikrarına ilişkin mekanizmalar ile izleme–raporlama–doğrulama süreçleri gibi operasyonel ayrıntıların, İklim Değişikliği Başkanlığı, Karbon Piyasası Kurulu ve ilgili idari otoriteler tarafından çıkarılacak ikincil düzenlemeler ve ulusal tahsis planları yoluyla somutlaştırılacağını işaret etmektedir. Bu yapı, Türkiye’de işleyen bir karbon piyasası yaratmayı; böylelikle Türk şirketleri tarafından ülke içinde ödenen karbon bedelinin, uygun koşullarda AB’deki CBAM yükümlülüğünden mahsup edilebilmesini mümkün kılarak “çifte ödeme” riskini azaltmayı ve karbon fiyatlamasından doğan ekonomik değerin Türkiye içinde kalmasını amaçlamaktadır.

Emisyon hesaplamaları yapılırken; güvenilir ve ülke bazında doğrulanabilir emisyon verilerinin temin edilemediği durumlarda, CBAM kapsamında varsayılan emisyon değerleri kullanılır. Bu değerler, mevcut en iyi veriler (best available data) esas alınarak belirlenir; ülke bazında güvenilir veri bulunmaması hâlinde, ilgili ürün türü bakımından emisyon yoğunluğu en yüksek ilk on ihracatçı ülkenin ortalaması, gerekli hâllerde bölgesel faktörler de dikkate alınarak varsayılan değer olarak hesaplanır.

Beyan süreçlerinde ithalatçılar, Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan varsayılan emisyon değerlerini veya doğrulanmış fiilî emisyon verilerini kullanır; fiilî değerlerin tercih edilmesi hâlinde akredite bir doğrulayıcı tarafından doğrulama yapılır.

Alüminyum, demir ve çelik ürünleri bakımından, üretim girdilerine (precursors) dair gömülü emisyonlar kural olarak hesaplamaya dâhil edilirken, son işlem (finishing) aşamalarına ilişkin emisyonlar, AB ETS ile uyumlu şekilde kapsam dışında bırakılır.

CBAM beyan sahiplerine üçüncü ülkelerde ödedikleri karbon bedeli üzerinden indirim talep etme hakkı sağlanır. Bu doğrultuda, anılan hüküm uyarınca yetkili CBAM beyan sahibi üçüncü bir ülkede karbon bedeli ödenmiş ise, bu bedeli dikkate alarak teslim etmesi gereken CBAM sertifikası sayısında indirim yapılmasını talep edebilir. Ancak indirimden yararlanabilmesi için karbon fiyatının fiilen ödenmiş olması gerekir; ilgili ülkede uygulanan iade, indirim ve telafi mekanizmaları da hesaplama kapsamına dahil edilir.
Sonuç itibariyle ise; AB ile ticari ilişkileri bulunan ekonomik aktörlerin, CBAM kapsamındaki yükümlülüklerini yalnızca çevresel bir uyum başlığı altında değil; gümrük, yaptırım ve ticari riskler bakımından bütüncül bir perspektifle değerlendirmeleri gerekir.

Ortak Av. Birgi Kuzumoğlu

PaylaşTweetPaylaş
Önceki Gönderi

Otomotiv Sektörü Özelinde Rekabet Hukuku İlkelerinin Çok Yargı Alanlı Uyum Perspektifiyle Detaylı İncelenmesi

Sonraki Gönderi

Tedarik Zinciri Yasası (“TZY”) ve 2024/3015 Sayılı AB Pazarındaki Zorla Çalıştırma Ürünlerinin Yasaklanmasına Dair Tüzük Değerlendirmesi

İlgili Gönderiler

Kâğıt Sektöründeki Faaliyetlerin Rekabet Kurulu Kararları İle Değerlendirilmesi

Sektöre İlişkin Bilgiler Küresel kâğıt üretiminde 2019 ve 2020 yıllarında yaşanan sırasıyla düşüşler, pandemi ile önce Çin’de ve ardından tüm...

Kripto Varlık Dolandırıcılığı Suçu ve Hukuki Değerlendirmesi

Kripto Varlık Dolandırıcılığı Suçu ve Hukuki Değerlendirmesi

Gelişen teknoloji ile günlük hayatta yer edinen kripto varlıklar son zamanlarda sıklıkla yatırım almaktadır. Gelişimler beraberinde farklı suçları da getirmektedir....

Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu Üyelerinin ve Yöneticilerin Hukuki Sorumluluğu

Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu Üyelerinin ve Yöneticilerin Hukuki Sorumluluğu

Anonim şirketlerde genel kurul haricinde bulunması zorunlu olan bir diğer organ olan ve şirketin yönetimi ile dışarıya karşı temsili görevlerine...

ALSPs’ Impact on Traditional Law Firms

ALSP’nin Geleneksel Hukuk Bürolarına Etkisi

Alternatif Hukuk Hizmeti Sağlayıcıları (ALSP'ler) hukuk dünyasının ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. ALSP'lerin getirdiği yeniliklerin, tüm dünyadaki geleneksel hukuk bürolarını...

KADININ SOYADI SORUNU

Eşitlik İlkesi Çerçevesinde Kadının Soyadı Sorunu

GİRİŞ Bireyin adı ve soyadı, onun ayrılmaz bir parçası olarak toplumsal hayatta tanınmasını sağlamaktadır. Ad, bireyleri diğer hukuk süjelerinden ayırt...

Covid-19 ve Ofislerimiz

Dünya Covid-19 virüsünün yarattığı salgının sonuçlarını yaşamaktadır. Trajik süreçte insan sağlığının korunması ilk amaç olmalıdır. Bu konuda tıp dünyası muazzam...

Sonraki Gönderi
Tedarik Zinciri Yasası (“TZY”) ve 2024/3015 Sayılı AB Pazarındaki Zorla Çalıştırma Ürünlerinin Yasaklanmasına Dair Tüzük Değerlendirmesi

Tedarik Zinciri Yasası (“TZY”) ve 2024/3015 Sayılı AB Pazarındaki Zorla Çalıştırma Ürünlerinin Yasaklanmasına Dair Tüzük Değerlendirmesi

Son Makaleler

Fintech Nedir?

Fintech Nedir?

Savunma Sanayii Sektörünün Hukuki Haritasına Giriş

Savunma Sanayii Sektörünün Hukuki Haritasına Giriş

Moda Hukuku: Kumaşın Görünmeyen Dikişleri

Moda Hukuku: Kumaşın Görünmeyen Dikişleri

Güncellenen Rekabet Kurumu Kılavuzları Kapsamında Birleşme ve Devralma Rejimi

Güncellenen Rekabet Kurumu Kılavuzları Kapsamında Birleşme ve Devralma Rejimi

Akıllı Terminallerde Algoritmik Sorumluluk: Yapay Zekâ Destekli Vinç ve Elleçleme Sistemlerinde Hasar Durumu

Akıllı Terminallerde Algoritmik Sorumluluk: Yapay Zekâ Destekli Vinç ve Elleçleme Sistemlerinde Hasar Durumu

Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmelik Değişikliği Kapsamında Reklamlarda Yeni Dönem

Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmelik Değişikliği Kapsamında Reklamlarda Yeni Dönem

  • Anasayfa

© 2024 Şengün Partners

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Türkiye’de Yatırım Danışmanlığı
  • Makaleler
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Türkçe
    • English
    • Deutsch
    • Français
    • Türkçe
    • Español
    • Italiano

© 2024 Şengün Partners