• Anasayfa
Şengün & Partners Hukuk Yayınları
  • English
  • Deutsch
  • Français
  • Español
  • Italiano
  • Türkiye’de Yatırım Danışmanlığı
    • Şirket Kuruluşu
    • Risk, Uyum ve Regülasyon
    • ESG
    • Bilişim Teknoloji Danışmanlığı
    • Dijital Dönüşüm
  • Makaleler
    • Nedim Korhan Şengün’den
    • Girişimcilik Merkezi
    • Küresel Yeşil Merkezi
    • Risk, Uyum ve Regülasyon Merkezi
    • Tahkim Sulh ve Arabuluculuk Merkezi
    • Sermaye Piyasası ve Finans İşlemleri Merkezi
    • Sigorta Merkezi
    • Entelektüel Varlık Yönetimi Merkezi
    • Kişisel Veriler Merkezi
    • Rekabet Hukuku Uygulamaları Merkezi
    • Yatırım Danışma Merkezi
    • Uluslararası Ticaret Hukuku Merkezi
  • Duyurular
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Türkiye’de Yatırım Danışmanlığı
    • Şirket Kuruluşu
    • Risk, Uyum ve Regülasyon
    • ESG
    • Bilişim Teknoloji Danışmanlığı
    • Dijital Dönüşüm
  • Makaleler
    • Nedim Korhan Şengün’den
    • Girişimcilik Merkezi
    • Küresel Yeşil Merkezi
    • Risk, Uyum ve Regülasyon Merkezi
    • Tahkim Sulh ve Arabuluculuk Merkezi
    • Sermaye Piyasası ve Finans İşlemleri Merkezi
    • Sigorta Merkezi
    • Entelektüel Varlık Yönetimi Merkezi
    • Kişisel Veriler Merkezi
    • Rekabet Hukuku Uygulamaları Merkezi
    • Yatırım Danışma Merkezi
    • Uluslararası Ticaret Hukuku Merkezi
  • Duyurular
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Şengün & Partners Hukuk Yayınları
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Türkiye'de Yatırım Danışmanlığı Dijital Dönüşüm

Blockchain ve Dijital Ödemelerde Yatırımcı Riskleri

7 Mart 2025
içinde Dijital Dönüşüm
Okuma Süresi: 4 dk okuma
A A
Blockchain ve Dijital Ödemelerde Yatırımcı Riskleri
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Gelişen teknolojinin son yıllardaki en büyük etkilerinden biri, yatırım aracı olarak kullanılan para birimleri ve bu para birimlerinin transferlerine yönelik yaşanılan dönüşüm olmuştur. Özellikle geleneksel ve merkeziyetçi finansal kuruluşlar nezdinde gerçekleşen işlemlerin yüksek maliyetli olması ve yeterince hızlı bir şekilde gerçekleşememesi, finansal işlemlerin dijitalleşme sürecini zamanla hızlandırmış ve günümüzde bir devrim niteliğinde kabul edilen blok zinciri temelli kripto varlık sistemlerinin oluşmasına yol açmıştır.

İlk defa 2008 yılında ortaya çıkan ve son yıllarda adını bütün dünyaya duyuran blockchain teknolojisinin en büyük yansıması, başta Bitcoin olmak üzere kripto paralardır. Zira kripto paralar ile yapılacak işlemler ve bu işlemlerin gerçekleştirildiği platformlar, geleneksel finansal ödeme sistemlerdeki yapının aksine herhangi bir aracı gerektirmemekte veya herhangi bir merkezi otorite tarafından kontrol edilmemektedir. Böylece kripto paraların transferleri hızlı bir şekilde, herhangi bir coğrafi sınır gözetmeksizin ve daha düşük maliyetli olarak gerçekleştiğinden, zaman içerisinde bu varlık ve platformlar hem yatırım hem de ödeme aracı olarak dünya genelinde çok cazip hale gelmiştir.

Ancak bu temel avantajlarının yanı sıra, blockchain teknolojisinin ve kripto para varlıkların kendi bünyelerinde çeşitli riskleri barındırdığını göz ardı etmemek gerekmektedir. Özellikle çok yakın geçmişe kadar bu varlıkların merkeziyetsiz yapısına karşın henüz yeterli bir seviyede düzenleme ve denetim mekanizmasının bulunmaması, gerçekleştirilen yasadışı faaliyetler sonucunda bu varlıklara sahip yatırımcı ve kullanıcılar bakımından önemli mağduriyetler oluşturmuştur. Nitekim 2022 yılında dünyanın en büyük kripto para alım-satım platformlarından biri olan Amerika merkezli bir şirketin CEO’su tarafından gerçekleştirilen dolandırıcılık işlemi, bu riskin en önemli somut örneği olarak karşımıza çıkmıştır. Birkaç yüz milyar dolar işlem hacmi olan bu platformda yaşanan yasadışı hadiseler sonucunda şirket iflasını açıklamış ve neticede bu platform aracılığı ile alım-satım yapan yatırımcılar maddi açıdan çok büyük kayıplara uğramıştır.

Kripto varlıkların teknolojik nitelikleri sebebiyle yaşanabilecek illegal faaliyetlerden başka, bu varlıkların günümüz dünyasında işlem gördüğü yerlerin münhasır bir borsa olması da yatırımcılar için bir başka risk unsuru olarak görünmektedir. Geleneksel yatırım ve borsa araçlarındaki enflasyonist faktörlerin aksine, arz-talep dengesine göre maddi değeri şekillenen kripto varlıklar, bu dengenin ani değişimine paralel olarak maddi değerlerinde hızlı artış ve düşüş riski taşımaktadır. Bu bağlamda, belirli bir zaman diliminde üzerinde yoğun ilgi ve eğilim olan bir kripto varlık, şayet ilerleyen dönemlerde talep eksikliği yaşarsa, bu kripto varlığın değer ani bir şekilde düşebilecek ve dolayısıyla yaşanılan ani değer kaybı sebebiyle yatırımcıların ilgili varlıklar aracılığıyla finansal işlemlerini gerçekleştirmekte zorlanmasına sebebiyet verebilecektir.

Son dönemde özellikle kripto varlıklar ve bu varlıklara ilişkin gerçekleştirilecek finansal işlemler bakımından hem dünya genelinde hem de Türkiye’de bazı adımların atılmaya başlandığı görülmektedir. Bu doğrultuda özellikle Avrupa Birliği tarafından Haziran 2023 tarihinde yürürlüğe giren ve bir bütün olarak Aralık 2024’ten itibaren uygulanmaya başlanan Kripto Varlık Piyasaları Yasası (“MiCA”) getirmiş olduğu düzenlemeler ile şeffaflık, denetim, dolandırıcılık ve kara para aklama suçlarının önlenmesine ilişkin kuralları öngörmektedir.

Türkiye’de ise kripto varlıkların taşıdığı risklere ilişkin yapılan ilk çalışma, 16 Nisan 2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmasına Dair Yönetmelik  (“Yönetmelik”) olmuştur. Bu Yönetmelik ile ödeme işlemlerinde kripto varlıkların doğrudan veya dolaylı olarak kullanılması ve aynı zamanda ödeme hizmeti sağlayıcılarının da kripto varlığa dayalı aracılık hizmeti sunması veya iş modelleri geliştirmesi yasaklanmıştır.

MiCA’ya benzer şekilde, kripto varlık platformlarının denetlenmesi ve aynı zamanda bu platformlarda işlem yapan yatırımcının korunması adına Türkiye’de yapılan en önemli düzenleme, 02.07.2024 tarihinde yürürlüğe giren 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun”) ile olmuştur. Kanun ile kripto varlık platformlarının kuruluş ve faaliyet işlemleri Sermaye Piyasası Kurulu’nun denetimine tabi tutulmuş, bu Kanuna aykırı hareket eden kişiler için çeşitli yaptırımlar düzenlenmiş ve yatırımcılara ait malvarlıklarının korunmasına ilişkin çeşitli hükümler öngörülmüştür. Böylece gereken şeffaflık ve denetim mekanizmaların kurularak kullanıcı ve yatırımcıların korunması amaçlanmıştır.

 

 

 

 

PaylaşTweetPaylaş
Önceki Gönderi

Kripto Varlık Dolandırıcılığı Suçu ve Hukuki Değerlendirmesi

Sonraki Gönderi

Fintech Startuplarının Karşılaştıkları Yasal Engeller ve Çözümleri

İlgili Gönderiler

Dijital Dönüşüm ve Hukuk: Yeni Yasal Gereklilikler

Dijital Dönüşüm ve Hukuk: Yeni Yasal Gereklilikler

Dijitalleşme, hukuk sistemlerinde önemli değişimlere neden olmuş ve yeni yasal gereklilikleri beraberinde getirmiştir. Teknolojinin hızlanmasıyla birlikte, bireylerin ve kurumların uyum...

Sonraki Gönderi
Fintech Startuplarının Karşılaştıkları Yasal Engeller ve Çözümleri

Fintech Startuplarının Karşılaştıkları Yasal Engeller ve Çözümleri

Son Makaleler

The Rising Role of Central Europe and Şengün & Partners’ New Organization

Orta Avrupa’nın Yükselen Rolü ve Şengün & Partners’ın Yeni Organizasyonu

Girişimcilik Ekosisteminde Yeni Bir Yapılanma: Şengün Girişim Stüdyosu

Girişimcilik Ekosisteminde Yeni Bir Yapılanma: Şengün Girişim Stüdyosu

Rekabet Hukuku İhlallerinde Özel Hukuk Tazminat Davaları ve Follow-on Süreçler: Türk Hukuku Açısından Bir Değerlendirme

Rekabet Hukuku İhlallerinde Özel Hukuk Tazminat Davaları ve Follow-on Süreçler: Türk Hukuku Açısından Bir Değerlendirme

Taşımacılık Sektöründe Limanlar, Lojistik Koridorlar ve Pazar Kapatma Stratejilerinin Rekabet Hukuku Açısından Analizi

Taşımacılık Sektöründe Limanlar, Lojistik Koridorlar ve Pazar Kapatma Stratejilerinin Rekabet Hukuku Açısından Analizi

Şirketlerin Siber Güvenlik Açıkları ve Yeni Nesil Dolandırıcılıklara Karşı Hukuki Yükümlülükleri

Şirketlerin Siber Güvenlik Açıkları ve Yeni Nesil Dolandırıcılıklara Karşı Hukuki Yükümlülükleri

Rekabet Hukukunda Yerinde İnceleme Yetkisinin Dönüşümü ve Savunma Hakkının Anayasal Sınırları

Rekabet Hukukunda Yerinde İnceleme Yetkisinin Dönüşümü ve Savunma Hakkının Anayasal Sınırları

  • Anasayfa

© 2024 Şengün Partners

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Türkiye’de Yatırım Danışmanlığı
  • Makaleler
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Türkçe
    • English
    • Deutsch
    • Français
    • Türkçe
    • Español
    • Italiano

© 2024 Şengün Partners