• Anasayfa
Şengün & Partners Hukuk Yayınları
  • English
  • Deutsch
  • Français
  • Español
  • Italiano
  • Türkiye’de Yatırım Danışmanlığı
    • Şirket Kuruluşu
    • Risk, Uyum ve Regülasyon
    • ESG
    • Bilişim Teknoloji Danışmanlığı
    • Dijital Dönüşüm
  • Makaleler
    • Nedim Korhan Şengün’den
    • Girişimcilik Merkezi
    • Küresel Yeşil Merkezi
    • Risk, Uyum ve Regülasyon Merkezi
    • Tahkim Sulh ve Arabuluculuk Merkezi
    • Sermaye Piyasası ve Finans İşlemleri Merkezi
    • Sigorta Merkezi
    • Entelektüel Varlık Yönetimi Merkezi
    • Kişisel Veriler Merkezi
    • Rekabet Hukuku Uygulamaları Merkezi
    • Yatırım Danışma Merkezi
    • Uluslararası Ticaret Hukuku Merkezi
  • Duyurular
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Türkiye’de Yatırım Danışmanlığı
    • Şirket Kuruluşu
    • Risk, Uyum ve Regülasyon
    • ESG
    • Bilişim Teknoloji Danışmanlığı
    • Dijital Dönüşüm
  • Makaleler
    • Nedim Korhan Şengün’den
    • Girişimcilik Merkezi
    • Küresel Yeşil Merkezi
    • Risk, Uyum ve Regülasyon Merkezi
    • Tahkim Sulh ve Arabuluculuk Merkezi
    • Sermaye Piyasası ve Finans İşlemleri Merkezi
    • Sigorta Merkezi
    • Entelektüel Varlık Yönetimi Merkezi
    • Kişisel Veriler Merkezi
    • Rekabet Hukuku Uygulamaları Merkezi
    • Yatırım Danışma Merkezi
    • Uluslararası Ticaret Hukuku Merkezi
  • Duyurular
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Şengün & Partners Hukuk Yayınları
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Makaleler

Türkiye’de ESG

6 Aralık 2023
içinde Makaleler
Okuma Süresi: 3 dk okuma
A A
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Günümüzde şirketlerin başarısının ölçütü olan istikrarlı kar artışının yerini güncel sorunlar ve beklentiler doğrultusunda başka değerler ve kriterler almaya başladı. Şirket bünyesinde karbon ayak izi, şeffaflık, insan hakları, eşitlik gibi kavramlar finansal değerlendirmenin yanı sıra önem kazanan değerlendirme kriterleri oldu. Özellikle iklim kriziyle başlamış olan bu süreç COVID-19 salgını sonrası etkisini daha da arttırdı. Kurumsal sürdürülebilirlik kavramıyla paralel olarak, tüketiciler ve yatırımcılar artık daha çevresel ve sosyal konularda sorumluluk sahibi olan şirketleri tercih ediyor, geri dönüşüm, israfı en aza indirme ve daha yeşil tercihler yapma hassasiyeti gösteriyorlar. Bu yönelimle birlikte kurumsal sürdürülebilirlik kavramı olan ESG (Environmental Social Governance), Türkçe kullanımıyla Çevresel, Sosyal Yönetişim (ÇSY), Sermaye Piyasasına girmiş bulundu.

ESG’nin üç ayağı şu şekilde açıklanabilir: Çevre kriteri şirketlerin enerji kullanımını, hava toprak ve su dahil olmak üzere ekosistem üzerindekini etkisini ve karbon ayak izini kapsar. Sosyal kriter içinde insan kaynakları, müşteri memnuniyeti, çalışanlarla ve tüketicilerle olan ilişkiler gibi konseptleri kapsar. İş sahası içinde güven, eşitlik ve sadakat oluşturma becerisidir. Yönetişim kriteri şirketin yönetimi, uygulamaları ve prosedürleriyle ilgilidir. Şirketlerin, vergi şeffaflığı ve yolsuzlukla mücadele denetimini, uzun vadeli hissedarların çıkarları doğrultusunda bir süreç izlenmesi ve bu amaç için denge oluşturarak hak ve sorumlulukları yönetme kapasitesini kapsar.

Türk Hukukunda belli başlı bir ESG veya sürdürülebilirlik kanunu ya da yönetmeliği olmamakla birlikte, kavramların dolaylı ya da direkt olarak ilişkili olduğu bazı kanunlar ve kavramlar bulunmaktadır. Türk Ticaret Kanunu, Sermaye Piyasası Kanunu, Çevre Kanunu, temel hak ve özgürlükler, eşitlik kavramı, kurumsal yönetim ilkeleri bunlara birer örnektir. Ancak sürdürülebilirlik konusunda yol gösterici olarak Sermaye Piyasası Kurulu Tarafından 2 Ekim 2020 tarihinde Sürdürülebilirlik İlkeleri Uyum Çerçevesi düzenlemesi yayınlamış ve yürürlüğe girmiştir. Bu çerçeveyle “uy ya da açıkla” prensibiyle halka açık şirketler çevresel sosyal ve yönetişimsel bilgilerini açıklamaya zorlanıyor. Bu sayede bu şirketlerin sürdürülebilirlik konularına entegre olmaları teşvik ediliyor. Bu düzenlemeye göre şirketler yılda en az bir kere sürdürülebilirlik konusundaki eylemlerini ve planlarını raporlamalı ve kamuya açıklamalıdır. Yaptığı bu açıklamada eylemlerinin Birleşmiş Milletlerin 2030 “Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları”ndan hangileri ile ilişkili olduğu hakkında bilgi vermesi gerekir.

Sürdürebilirlik raporlaması için uluslararası standartlar çerçevesinde, hitap edilen kitle ve raporlama içeriğine göre tercih edilebilinecek bazı kılavuzlar bulunmaktadır. Örneğin hedef kitlenin yatırımcılar ve içerik ihtiyacının çevre olduğu durumlarda Karbon Saydamlık Projesi (Carbon Disclosure Project, “CDP”) tercih edilebilir. CDP daha güvenli ve düşük karbon ekonomisine geçiş aşamasında şirketlere hizmet vermektedir. Şirketlerin su, tedarik zinciri, iklim değişikliği gibi konular üzerinde değerlendirmelerini yapar ve onlar için bir rapor oluşturur. Şirketlerin güncel durumları, risk potansiyelleri ve hedefleri tespit edilir. CDP’den farklı olarak Küresel Raporlama Girişimi (Global Reporting Initiative, “GRI”) şirketlerin hem sosyal hem ekonomik hem de çevresel alanlarda olmak üzere raporlamada daha geniş kılavuz standartlar göstermektedir. Şirketlerin insan, çevre ve ekonomi üzerindeki etkilerini şirketlere açıklamaya ve bunun raporlanmasında yardımcı olmaya odaklanan bir girişimdir ve paydaşlara yöneliktir. Bir diğer örnek İklimle İlgili Finansal Açıklamalar Çalışma Grubu (Task Force on Climate-Related Financial Disclosures, “TCFD”)’dur. İklim konusunda şirket uygulama ve eylem planları hedef yatırımcılara ve paydaşlara yönelik olarak açıklanır. Odağı, iklim değişikliğinin sebep olduğu risk ve fırsatların şirket içerisinde entegrasyonudur ve açıklanması gereken bilgiler ile ilgili öneriler sunmaktır.

Sonuç olarak, ESG yatırımcılara daha bilinçli ve birden fazla ölçütü dikkate alarak yatırım yapma imkanı sunarken, şirketleri ise daha geleceğe dönük uzun vadeli yönetim ve işleyiş planı yapmaya teşvik ediyor. Şirketler, ESG kavramı ilkelerine uyarak rekabetin olduğu piyasada fark yaratmayı ve kendilerine değer katmayı başarmış oluyorlar. Toplumun güvenini kazanıyor ve böylelikle günün şartlarına uyuyor, daha fazla yatırımcı ve tüketici dikkati çekmeyi garantilemiş oluyorlar. Bu durum da şirketin karlılığını arttırmaya yardımcı oluyor. Olaylar zincirinden sürdürülebilirlik kavramının değişken bir kavram olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, ESG henüz yeni alışılan ve gönüllülük esasına dayanan bir yaklaşım olmakla birlikte hem gelecekte şirketlerin hem hayatta kalmak için hem de dünyanın evrileceği yeni düzende fark yaratmak için ayak uyduracağı bir hareket olacaktır.

PaylaşTweetPaylaş
Önceki Gönderi

Kâğıt Sektöründeki Faaliyetlerin Rekabet Kurulu Kararları İle Değerlendirilmesi

Sonraki Gönderi

Kuruluştan Büyümeye Girişimcilik

İlgili Gönderiler

Emtia ve Nakliyat Sigortası

Emtia nakliyat sigortası; sigorta konusu mal veya eşyanın belli bir yerden başka bir yere kadar deniz, kara veya demir yolu...

Avrupa Birliğinde Verilerin Topluluk Dışına Aktarımı: Bindl v. Commission (Facebook ile Giriş Yap) Kararı

I.  Giriş Ocak ayının başında Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından Kişisel Verilerin Yurt Dışına Aktarılması Rehberi’nin yayımlanması üzerine verilerin yurt...

COVID-19 Salgının Mücbir Sebep Çerçevesinde Etkisi

COVID-19 Salgının Mücbir Sebep Çerçevesinde Etkisi

I. GİRİŞ COVID-19 salgını sebebiyle gerek ticari ilişkilerde, gerekse çalışanlara yönelik olarak ne gibi tedbirler alınabileceği ve nasıl bir yol...

ESG Kapsamında Yönetim Kurulu Üyelerinin Rolü ve Sorumlulukları

I- Giriş Sanayileşmenin hızla ilerlemesi, doğal kaynakların sınırsızmış algısı ile sermaye sektörünün elindeki en büyük hammadde olması küresel alanda karşı...

Taşımacılık Sektöründe Limanlar, Lojistik Koridorlar ve Pazar Kapatma Stratejilerinin Rekabet Hukuku Açısından Analizi

Taşımacılık Sektöründe Limanlar, Lojistik Koridorlar ve Pazar Kapatma Stratejilerinin Rekabet Hukuku Açısından Analizi

I. Giriş Küresel ticaretin önemli bir bölümü deniz taşımacılığı üzerinden yürütülmektedir. Uluslararası ticaret hacminin yaklaşık dörtte üçü deniz yolu ile...

Kripto Varlık Dolandırıcılığı Suçu ve Hukuki Değerlendirmesi

Kripto Varlık Dolandırıcılığı Suçu ve Hukuki Değerlendirmesi

Gelişen teknoloji ile günlük hayatta yer edinen kripto varlıklar son zamanlarda sıklıkla yatırım almaktadır. Gelişimler beraberinde farklı suçları da getirmektedir....

Sonraki Gönderi

Kuruluştan Büyümeye Girişimcilik

Son Makaleler

Rekabet Hukuku İhlallerinde Özel Hukuk Tazminat Davaları ve Follow-on Süreçler: Türk Hukuku Açısından Bir Değerlendirme

Rekabet Hukuku İhlallerinde Özel Hukuk Tazminat Davaları ve Follow-on Süreçler: Türk Hukuku Açısından Bir Değerlendirme

Taşımacılık Sektöründe Limanlar, Lojistik Koridorlar ve Pazar Kapatma Stratejilerinin Rekabet Hukuku Açısından Analizi

Taşımacılık Sektöründe Limanlar, Lojistik Koridorlar ve Pazar Kapatma Stratejilerinin Rekabet Hukuku Açısından Analizi

Şirketlerin Siber Güvenlik Açıkları ve Yeni Nesil Dolandırıcılıklara Karşı Hukuki Yükümlülükleri

Şirketlerin Siber Güvenlik Açıkları ve Yeni Nesil Dolandırıcılıklara Karşı Hukuki Yükümlülükleri

Rekabet Hukukunda Yerinde İnceleme Yetkisinin Dönüşümü ve Savunma Hakkının Anayasal Sınırları

Rekabet Hukukunda Yerinde İnceleme Yetkisinin Dönüşümü ve Savunma Hakkının Anayasal Sınırları

Dijital Bankacılık ve Kişisel Verilerin Güvenliği

Dijital Bankacılık ve Kişisel Verilerin Güvenliği

The Rights of Consumers Against Contractors

Müteahhitlerle Olan Hukuki Süreçlerde Tüketicilerin Hakları

  • Anasayfa

© 2024 Şengün Partners

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Türkiye’de Yatırım Danışmanlığı
  • Makaleler
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Türkçe
    • English
    • Deutsch
    • Français
    • Türkçe
    • Español
    • Italiano

© 2024 Şengün Partners