• Anasayfa
Şengün & Partners Hukuk Yayınları
  • English
  • Deutsch
  • Français
  • Español
  • Italiano
  • Türkiye’de Yatırım Danışmanlığı
    • Şirket Kuruluşu
    • Risk, Uyum ve Regülasyon
    • ESG
    • Bilişim Teknoloji Danışmanlığı
    • Dijital Dönüşüm
  • Makaleler
    • Nedim Korhan Şengün’den
    • Girişimcilik Merkezi
    • Küresel Yeşil Merkezi
    • Risk, Uyum ve Regülasyon Merkezi
    • Tahkim Sulh ve Arabuluculuk Merkezi
    • Sermaye Piyasası ve Finans İşlemleri Merkezi
    • Sigorta Merkezi
    • Entelektüel Varlık Yönetimi Merkezi
    • Kişisel Veriler Merkezi
    • Rekabet Hukuku Uygulamaları Merkezi
    • Yatırım Danışma Merkezi
    • Uluslararası Ticaret Hukuku Merkezi
  • Duyurular
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Türkiye’de Yatırım Danışmanlığı
    • Şirket Kuruluşu
    • Risk, Uyum ve Regülasyon
    • ESG
    • Bilişim Teknoloji Danışmanlığı
    • Dijital Dönüşüm
  • Makaleler
    • Nedim Korhan Şengün’den
    • Girişimcilik Merkezi
    • Küresel Yeşil Merkezi
    • Risk, Uyum ve Regülasyon Merkezi
    • Tahkim Sulh ve Arabuluculuk Merkezi
    • Sermaye Piyasası ve Finans İşlemleri Merkezi
    • Sigorta Merkezi
    • Entelektüel Varlık Yönetimi Merkezi
    • Kişisel Veriler Merkezi
    • Rekabet Hukuku Uygulamaları Merkezi
    • Yatırım Danışma Merkezi
    • Uluslararası Ticaret Hukuku Merkezi
  • Duyurular
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Şengün & Partners Hukuk Yayınları
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Makaleler

Şirketler İçin Etkili Uyum Süreci Yönetimi

2 Mayıs 2023
içinde Makaleler
Okuma Süresi: 4 dk okuma
A A
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Günümüzde global sektörlerin ivme kazanmasıyla, uyum süreçleri, özellikle şirketler için çok daha önemli hale gelmiştir. Ticari hayatın küreselleşmesi ve şirketlerin gerek yapılanmalarının gerekse faaliyetlerinin bulundukları ülke dışına etki etmesi ile tabi oldukları düzenlemelerin sayısı ve kapsamı da artmıştır. Şirketlerin ise tabi oldukları düzenlemelerin bir kısmına uymakla yükümlü olduklarını dahi bilmedikleri ve bu yükümlülüklerden, ancak bir yaptırımla karşılaştıktan sonra haberdar oldukları sıklıkla gözlemlenmektedir.

Uyum müessesi çerçevesinde birçok mevzuatın ele alınması, uygulamaya yönelik tüm teknik detaylara hakim olunması ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Ancak her bir kategorinin kendi içinde ayrı ayrı yapılandırılmasından önce, her bir şirketin kendi DNA’sına uygun olarak bir uyum kurulum, takip ve devamlılık mekanizması  geliştirmesi oldukça önemlidir.

Uyum kelimesinin anlamından hareketle, hangi düzenlemelere uyum sağlanması gerektiği belirlenmelidir. Yazının başında da değinildiği üzere uyuma konu düzenlemelerin belirlenmesinde en önemli kriterlerden biri şirket yapılanmasıdır. Şirketin kurulu olduğu ülke mevzuatına tabi olması elbette kaçınılmazdır. Ancak bununla birlikte, şirket merkezi dışında, şirketin herhangi bir yapılanmasının bulunduğu ülke mevzuatına da tabi olması mümkün olabilmektedir. Yahut şirketin merkez ve tüm yapılanmaları aynı ülkede bulunsa da şirketin yabancı uyruklu herhangi bir çalışanının olması ya da şirket faaliyetinin kurulu olduğu ülke dışına yansımalarının olması veya şirketin kurulu olduğu ülke dışındaki üçüncü kişilerle iş ilişkisi içinde olması yine merkezinin olduğu ülke hukuku dışında bir hukuka tabi olması ile sonuçlanabilmektedir. Dolayısıyla şirketlerin uyum sürecine yönelik bir çalışma yapması, öncelikle hangi ülke mevzuatlarına tabi olduklarının ya da uluslararası bir mevzuata tabi olup olmadıklarının anlaşılması adına büyük önem arz etmektedir.

Şirketlerin uyum sağlaması gereken mevzuat düzenlemeleri, genel düzenlemelere ek olarak faaliyet gösterdikleri sektöre bağlı da değişkenlik gösterebilmektedir. Bu çerçevede, faaliyet gösterilen sektör ve etkileri tanımlanmalıdır.

Bunlara ilave olarak, mevzuat düzenlemelerinin yalnızca birincil mevzuat düzenlemeleri olarak addedilen kanunlardan ibaret olmadığı ve yönetmelik, tebliğ gibi ikincil mevzuat düzenlemelerini de içerdiği gözden kaçırılmamalıdır.

Uyum sürecindeki unsurlar arasında, tabi olunan mevzuatın denetleyici ve düzenleyici kurumu olarak görev yapan idarelerin verdiği kararlar ve yargı içtihatları da yer almaktadır.  Bu kararlarla getirilen prensipler de çoğu zaman uyum sürecinde takip edilmesi gereken kılavuzlar niteliğindedir.

Uyum sürecinde takip edilecek ve günümüzde uyum süreçlerinde dile getirilmesi atlanan bir husus da şirketlerin kendi iç düzenlemeleridir. Şirket iç düzenlemelerinin öncelikle tabi olunan mevzuata uyumlu olduğu teyit edilmeli ve akabinde şirket uygulamalarının kendi iç düzenlemelerine de uygun olması gerekliliği çerçevesinde bir uyum programı yürütülmelidir.

Uyum sürecinde hangi düzenlemelerin esas alınması gerektiğinin belirlenmesinden sonra şirketin sıklıkla gerçekleştirdiği ve olağan işleyişindeki uygulamalarının tespit edilmesi gerekmektedir. Böylece şirketin bir nevi CHECK-UP süreci başlatılacak ve düzenlemelere uyumlu olan uygulamalar ile uyumsuz olanlar tespit edilecektir. Uyumsuzlukların doğurabileceği yaptırımlar ve sonuçlar belirlenecek ve bu tespitler taşıdıkları risk grubuna göre kategorize edilecektir.

CHECK-UP sürecinin tamamlanması akabinde ise söz konusu risklerin ortadan kaldırılması ya da minimize edilmesi için bir REÇETE düzenlenmesi ve bir yol haritası belirlenmesi önerilmektedir. Bu yol haritasındaki adımların yüksek risk grubundan düşük risk grubuna doğru planlanması stratejik açıdan önemli bir husustur.

Şirketlerin yukarıda bahsedilen adımları atması, uyum sürecinin kurulumuna yöneliktir. Ancak uyum müessesinin sürekliliğinin sağlanması, işin doğası gereğidir. Dolayısıyla bu müessesenin, dinamik, gelişen ve güncellenen yapısına uygun olarak devamlılık arz etmesi gereklidir.

Şirketlerin uyum müessesi üzerine çalışmaları uzun soluklu bir çabayı gerektirmekte ve şirket DNA’sına işlenmesi gereken aşamalardan oluşmaktadır. Günümüzde belli başlı alanların uyum müessesi çerçevesinde değerlendirildiği gözlemlense de, şirketlerin uyum süreçlerinin, rekabet hukuku, kişisel verilerin korunması hukuku ya da rüşvetle mücadele hukukundan çok daha geniş bir alanda ele alınması gerektiği vurgulanmalıdır. Şirketletin tabi olduğu her bir düzenlemenin, uyum müessesine mutlak surette bir yansıması ve etkisi bulunmaktadır. Ancak kamuoyunda yankı bulan idari para cezalarının ya da diğer yaptırımların etkisine göre şirketlerin belli alanlardaki uyum süreçlerine daha fazla zaman ayırması da oldukça olağandır. Kaldı ki şirketlerin kendine özgü yapısı çerçevesinde, risk gruplarının sınıflandırılarak uyum sıralamasında önceliklendirilmesinin stratejik bakımdan da doğru olduğuna yukarıda değinilmiştir.

Yazıda, genel olarak uyum müessesinin hız kazanan globalleşme ile birlikte şirketler bakımından ne şekilde değerlendirilmesi ve ele alınması gerekliliğine işaret edilmiştir. Her bir konunun teknik ve uygulamaya yönelik detayları nezdinde ele alınmasının önemi ise tekraren vurgulanmaktadır. Aksi halde, Türk Ceza Kanunu kapsamında suç sayılan fiiller ile suçlanmaya, yüksek idari para cezaları ile cezalandırılmaya, muhataplara ödenecek tazminatlara ve faaliyetin geçici ya da kalıcı olarak durdurulmasına kadar varan sonuçlarla karşı karşıya kalınabileceği hatırlatılmalı ve dahası, bu yaptırımların şirket tüzel kişiliği yanında, yönetici ve çalışanların da uğrayabileceği nitelikte olduğu unutulmamalıdır.

PaylaşTweetPaylaş
Önceki Gönderi

Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları Kapsamında İşverenin Hak Sahipliği

Sonraki Gönderi

Sermaye Piyasalarında Bilgi Asimetrisi ve Yatırımcının Korunması İlkesi

İlgili Gönderiler

Dijital İkiz Teknolojilerinin Lojistik Uyuşmazlıklarda Delil Olarak Kullanımı

Dijital İkiz Teknolojilerinin Lojistik Uyuşmazlıklarda Delil Olarak Kullanımı

Dijital dünyada lojistik sektörü, geleneksel operasyonel yapılardan uzaklaşarak teknoloji odaklı çözümlere yönelmektedir. Bu dönüşümün en dikkat çekici unsurlarından biri, fiziksel...

Kişisel Verilerin Yurtiçi ve Yurtdışına Aktarılmasında Dikkat Edilmesi Gerekenler

6698 sayılı Kişisel Verileri Koruma Kanunu (“Kanun”) uyarınca kişisel verilerin aktarımı; kişisel verilerin veri sorumlusu ya da veri işleyen tarafından...

Kripto Varlık Dolandırıcılığı Suçu ve Hukuki Değerlendirmesi

Kripto Varlık Dolandırıcılığı Suçu ve Hukuki Değerlendirmesi

Gelişen teknoloji ile günlük hayatta yer edinen kripto varlıklar son zamanlarda sıklıkla yatırım almaktadır. Gelişimler beraberinde farklı suçları da getirmektedir....

İnşaat “All Risk” Sigortası

I. GİRİŞ İnşaat, dünya tarihinde en riskli olarak bilinen sektörlerden biridir. Bir şantiye alanında çeşitli kayıp veya hasar türleri ile...

Uyum Görevlisi ve Uyum Birimi Nedir? Uyum Görevlisinin Görevleri Nelerdir?

Uyum Görevlisi ve Uyum Birimi Tanımları Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi hakkındaki mevzuat hükümleri çerçevesinde; Şirket Yönetim Kurulu...

İlgili Kişinin, Veri Sorumlusuna Başvuru Hakkı ve Veri Sorumlusunun Yükümlülükleri

İlgili Kişinin, Veri Sorumlusuna Başvuru Hakkı ve Veri Sorumlusunun Yükümlülükleri

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) çerçevesinde, veri sorumlusu olan işverenlerin kişisel verilerin işlenmesi konusundaki sorumlulukları önemi giderek daha...

Sonraki Gönderi

Sermaye Piyasalarında Bilgi Asimetrisi ve Yatırımcının Korunması İlkesi

Son Makaleler

The Rising Role of Central Europe and Şengün & Partners’ New Organization

Orta Avrupa’nın Yükselen Rolü ve Şengün & Partners’ın Yeni Organizasyonu

Girişimcilik Ekosisteminde Yeni Bir Yapılanma: Şengün Girişim Stüdyosu

Girişimcilik Ekosisteminde Yeni Bir Yapılanma: Şengün Girişim Stüdyosu

Rekabet Hukuku İhlallerinde Özel Hukuk Tazminat Davaları ve Follow-on Süreçler: Türk Hukuku Açısından Bir Değerlendirme

Rekabet Hukuku İhlallerinde Özel Hukuk Tazminat Davaları ve Follow-on Süreçler: Türk Hukuku Açısından Bir Değerlendirme

Taşımacılık Sektöründe Limanlar, Lojistik Koridorlar ve Pazar Kapatma Stratejilerinin Rekabet Hukuku Açısından Analizi

Taşımacılık Sektöründe Limanlar, Lojistik Koridorlar ve Pazar Kapatma Stratejilerinin Rekabet Hukuku Açısından Analizi

Şirketlerin Siber Güvenlik Açıkları ve Yeni Nesil Dolandırıcılıklara Karşı Hukuki Yükümlülükleri

Şirketlerin Siber Güvenlik Açıkları ve Yeni Nesil Dolandırıcılıklara Karşı Hukuki Yükümlülükleri

Rekabet Hukukunda Yerinde İnceleme Yetkisinin Dönüşümü ve Savunma Hakkının Anayasal Sınırları

Rekabet Hukukunda Yerinde İnceleme Yetkisinin Dönüşümü ve Savunma Hakkının Anayasal Sınırları

  • Anasayfa

© 2024 Şengün Partners

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Türkiye’de Yatırım Danışmanlığı
  • Makaleler
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Türkçe
    • English
    • Deutsch
    • Français
    • Türkçe
    • Español
    • Italiano

© 2024 Şengün Partners