Limited Şirkette Esas Sermaye Payının Rehni

Hukuk sistemimizde ticaret şirketlerinin esas sermaye payları (ortaklık payları) üzerinde rehin hakkı kurulmasına imkân verilmiş, pay üzerinde rehin hakkının kurulması ve hüküm ifade etmesi için birtakım şartlar öngörülmüştür.

I. Genel Olarak
Limited şirketin esas sermaye payının rehni, payın el değiştirmesine neden olabilecek nitelikte bir işlem olmakla birlikte, esasen payın devrinden farklıdır. Pay rehninde, paya bağlı haklar pay sahibinde kalır. Başka bir deyişle payın rehni, rehin alacaklısına malvarlığı ve katılma hakkı vermez; sadece payın cebri icra yoluyla satılması ve alacaklının alacağına kavuşması hak ve imkânı verir.

II. Yeni TTK Düzenlemesi
6762 sayılı eski Ticaret Kanunu, sadece anonim şirketin ortaklık payının rehnine imkân verirken; limited şirketin esas sermaye payının rehninden bahsetmemiştir. 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK) ise bu konuda bir yenilik getirmiş; limited şirket türünü düzenleyen altıncı kısımda yer alan “İntifa ve Rehin Hakkı” başlıklı 600/II maddesinde;

“Şirket sözleşmesiyle, esas sermaye payı üzerinde rehin hakkı kurulması genel kurulun onayına bağlanabilir. Bu hâlde geçişe ilişkin hükümler uygulanır. Genel kurul sadece haklı sebeplerin varlığında rehin hakkı kurulmasına onay vermekten kaçınabilir.”

hükmüne yer vermek suretiyle limited şirkette de esas sermaye payının rehnine olanak tanımıştır.

III. Rehnin Genel Kurul Onayına Bağlanmış Olması
Şirket sözleşmesiyle pay üzerinde rehin hakkı kurulması genel kurulun onayına bağlanabilir. Bu durumda, payın rehni için payın devrine ilişkin hükümler uygulanır. Limited şirkette payın devrini düzenleyen TTK’nın 595/I maddesi uyarınca;

“Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. Ayrıca devir sözleşmesinde, ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri; rekabet yasağı ağırlaştırılmış veya tüm ortakları kapsayacak biçimde genişletilmiş ise, bu husus, önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları ile sözleşme cezasına ilişkin koşullara da belirtilir.”

Buna göre, payın rehni için yazılı bir rehin sözleşmesinin kurulması ve sözleşmedeki imzaların noterce onaylanması ve genel kurul tarafından bu rehin işleminin onaylanması gerekmektedir.
Esas sermaye payı üzerinde rehin hakkı kurulmasına ilişkin işlemin genel kurulca onaylanması için yapılan başvuru, başvuru tarihinden itibaren 3 ay içinde reddedilmemişse, onaylanmış sayılır. Ancak işlem genel kurul tarafından onaylanmazsa, rehin sözleşmesi hükümsüz kalır.

Genel kurul, haklı sebeplerin varlığı dışında, onay başvurusunu reddedemez. Maddede belirtilen haklı sebepler, madde ve gerekçesinde belirtilmemiş olup, genel kurulun onay vermeme sebebinin haklılığını her somut olay bakımından hâkim değerlendirir.

IV. Rehnin Genel Kurul Onayına Bağlanmamış Olması
TTK’nın md. 600/II düzenlemesi doğrultusunda, limited şirket ana sözleşmesinde esas sermaye payının rehni genel kurul onayına bağlanmamışsa, bu durumda rehnin kurulması bakımından Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 954 ve devam hükümleri uygulanır. Bu durumda aşağıda belirtilen şartların varlığı aranır:

a. Devir Yasağının Bulunmaması: TMK’nın “Alacaklar ve Diğer Haklar Üzerinde Rehin” başlıklı 954. maddesinde;

“Başkasına devredilebilen alacaklar ve diğer haklar rehnedilebilir. Aksine bir hüküm bulunmadıkça, bunların rehni hakkında da teslime bağlı rehin hükümleri uygulanır.”

düzenlemesine yer verilmekte; teslime bağlı rehni düzenleyen 939. maddesi ise;

“Kanunda öngörülen ayrık durumlar dışında taşınırlar, ancak zilyetliğin alacaklıya devri suretiyle rehnedilebilir.”

düzenlemesini getirmektedir. Buna göre, limited şirket esas sermaye payı üzerinde rehin hakkından bahsedebilmemiz için, kanundan veya şirket sözleşmesinden kaynaklanan bir devir yasağının bulunmaması gerekir; aksi halde limited şirket payı devredilemeyeceğinden, rehin de edilemez.

Şirket ana sözleşmesinde pay devrinin yanı sıra, pay rehninin kurulması da yasaklanabilir; ya da rehnin kurulması için şirkete bildirilmesi, pay senedinin teslimi vb. şekil şartları öngörülebilir. Bu durumlarda, öngörülen şartlar gerçekleşmedikçe pay üzerinde rehin hakkı kurulamaz.

b. Yazılı Rehin Sözleşmesinin Kurulması: Senede bağlı olan ve olmayan alacaklarda rehnin kurulması usulünü düzenleyen TMK madde 955 uyarınca;

“Senede bağlanmış olan veya olmayan alacakların rehni için rehin sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması ve senede bağlı alacaklarda senedin teslim edilmesi gerekir.”

Bu doğrultuda, limited şirkette esas sermaye payı üzerinde rehin kurulabilmesi için yazılı bir rehin sözleşmesi yapılması ve bu sözleşmede rehnedilen paylar açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Sözleşmenin imzasını takiben, yazılı rehin sözleşmesindeki imzaların noter tarafından onaylanması gerekmektedir. Burada noter tarafından bir düzenleme değil; sadece onaylama işlemi söz konusudur. Söz konusu usul, rehnin kurulması bakımından geçerlilik şartı olup; bu usule uyulmaksızın esas sermaye payı üzerinde rehin kurulması mümkün değildir.

c. Pay Defterine Kayıt: Limited şirket payı üzerinde kurulan rehin hakkı, her durumda pay defterine kaydedilmelidir. Söz konusu husus, TTK’nın “Pay Defteri” başlıklı 594. maddesinde de açıkça belirtilmektedir:

“Şirket, esas sermaye paylarını içeren bir pay defteri tutar. Ortakların, adları, adresleri, her ortağın sahip olduğu esas sermaye payının sayısı, esas sermaye paylarının devirleri ve geçişleri itibarî değerleri, grupları ve esas sermaye payları üzerindeki intifa ve rehin hakları, sahiplerinin adları ve adresleri bu deftere yazılır.”

Ancak bu kayıt kurucu değil, bildirici nitelikte olup; böyle bir kayıt pay sahibine iyiniyetle ödeme yapılmasının önüne geçmek bakımından rehin alacaklısının yararınadır.

Pay rehninin ayrıca ticaret siciline bildirilmesine ise gerek yoktur.

d. Teslim: Yeni TTK uyarınca, limited şirketlerde de esas sermaye paylarının nama yazılı olarak düzenlenebilmesi mümkündür. Bu doğrultuda, ispat şeklinde veya nama yazılı olarak düzenlenen esas sermaye paylarının rehni için yukarıda anılan unsurların yanı sıra ayrıca bu payların rehin alacaklısına teslimi de gerekmektedir. Zira Türk Medeni Kanunu (TMK)’nun 956. maddesi uyarınca;

“Hamile yazılı senetlerin rehni için senetlerin rehin alacaklısına teslimi yeterlidir. Diğer kıymetli evrakın rehni için senedin ciro edilmiş veya yazılı devir beyanı yapılmış olarak teslimi gerekir.”

V. Rehnin Sona Ermesi
Rehin, fer’i nitelikte bir hak olduğundan, kural olarak teminatını oluşturduğu asıl alacağın herhangi bir şekilde sona ermesi üzerine kendiliğinden sona ermektedir. Borcun ifası, ibra, zamanaşımı, takas, alacaklı ve borçlu sıfatının aynı kişide birleşmesi gibi durumların yanı sıra rehin, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla da sona erebilir.

VI. Sonuç
Limited şirketlerde esas sermaye payının rehni, şirket ana sözleşmesinde genel kurulun onayına bağlanabileceği gibi; ana sözleşmede payın devri yasaklanmamış ise genel kurulun onayı aranmaksızın da gerçekleştirilebilir. Ancak her durumda pay üzerinde rehin hakkı, yazılı bir rehin sözleşmesinin imzalanması, imzaların noterce onaylanması ve pay defterine kaydedilmesi ile kurulabilir. İspat şeklinde veya nama yazılı olarak düzenlenen esas sermaye paylarının rehninde ise, payların rehin alacaklısına teslimi de gerekmektedir. Esas sermaye payı üzerindeki rehin hakkı, diğer rehin türlerinde olduğu gibi, asıl alacağın sona ermesi veya rehnin paraya çevrilmesi ile sona erer.

Yazarlar

  • İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Lisans (2011) California Üniversitesi, Irvine, Uluslararası Ticaret Hukuku / Uluslararası Finans Programları (2015) 2012’den beri İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat Şengün & Şengün ve Ortakları Hukuk Bürosu’nda Avukat

Yorum Yap

Email adresiniz gizli kalacaktır.